Ana içeriğe atla

Uluslararası Ticarete Giriş - 101


©googleimages

Uluslarası ticaret son yılların en gözde iş alanlarından biri. Ancak bu eski köye gelmiş yeni bir adet değil. Marco Polo'dan hatta daha da öncesinden beridir var.  Orta Çağdaki ipek ve baharat yüklü kervanları düşünün. Hatta daha da geriye gidin, uzak kabilelerle deniz kabuğu ya da tuz ticareti yapan tarih öncesi insanları düşünün. İnsanların ellerinde bol miktarda bulunan şeyleri, nadir bulunan yerlere ve onu talep eden insanlara verebileceklerini ve bunun karşılığında kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini anladıkları andan itibaren ticaret hayatımızın bir parçası. Ve dünya teknolojik açıdan ilerledikçe, zor da olsa sağlam yollardan tek dünya düşüncesine yöneldikçe, ticaret hem bol kazançlı hem de kişisel tatmin sağlayan bir iş alanına dönüşmeye başladı.
Hal böyle olunca uluslararası ticarete heveslenenlerin de sayısı gittikçe artıyor. Başarının garantisi yok ancak rakamlar bu işin sadece büyük holdinglerin işi olmadığını, şansın yeni başlayanlar (ama yılmayanlar) ve küçük de olsa işini ciddiye alanlardan yana da olabileceğini gösteriyor. Amerika Ticaret Bakanlığının açıklamasına geçen yıl gerçekleştirilen 772 milyar dolarlık ihracatın sadece %4’lük kısmı büyük holdinglere ait, geriye kalan %96’lık aslan payı ise küçük firmalar ve start-up projelerin. İhracatı yapılan ürünler arasında gazlı içeceklerden komodin çeşitlerine her şey var -- küresel rağbet göreceğini aklınızın ucundan bile geçirmediğiniz şeyler de dahil.

İthal Ürün Cazibesi
Peki neden bu ithal ürünler neden bu kadar revaçta?
©googleimages

Mevcudiyet (Hazırda bulunuşluluk): Kabul edelim ki her ürün her ülkede üretilemiyor, her meyvenin her iklimde yetişmemesi gibi. Alaska’da muz, Türkiye’de papaya (tropik bir meyve) mesela.
Etiket: Havyar gibi şampanya gibi ğrğnler için geçerli bir sebep. Bazı ürünlerin yabancı etiketleri yerlilerine göre daha çok talep görüyor. İskandinav mobilyası, Alman birası, Fransız parfümü, Mısır pamuğu gibi. Kendi ülkenizde yetişse ya da üretilse bile, dışardan getirdiğinizde daha kolay satabileceğiniz birtakım ‘ünlü’ ürünler.
Fiyat: Bazı ürünler dışarıdan getirildiğinde daha ucuz. Çin’den gelen oyuncaklar ve Tayvan’dan gelen elektronik parçalar bunlardan ilk akla gelenler.
Evde yemek yapıp yiyelim dışarıda yediğimiz yemekten daha hesaplıya gelir mantığına sahip bir toplum olduğumuzdan hemen akla ilk şu soru geliyor:
Neden bazı ürünleri dışarıdan almak kendi topraklarında üretmekten daha ucuz?
Bunun iki sebebi var: kaynaklar (malzemeler) ve teknoloji (araç gereçler). Örneğin geniş petrol yataklarına ve bunları çıkaracak teknolojiye sahip bir ülkenin, tekstil ,retimi için yeterli ham maddesi olmayabilir ve bu yüzden giysi ihtiyacını dışarıdan ithal ederek karşılayabilir. Bir ülkenin tek başına her endüstri için gerekli olan hem ham maddeyi hem de teknolojiyi sınırları içinde barındırması harika bir ütopyadır.  
İthal ürün bu kadar cazipken uluslararası ticarette çalışmak da bir o kadar çekici. Ancak ne ihracat ne de ithalat yapmak için özgürce dünyayı dolaşan ve kıvrak zekasıyla zar zor hayatta kalan maceracı tiplerden olmanıza gerek yok.
Peki nelere gerek var? Öncelikle ne tür bir ithalat/ihracat işi kurcağınaza karar vermek lazım.
Dış Ticaret Firmaları
©googleimages

Herkes bu hacmi geniş iş alanından bir pay koparmaya çalışırken farklı yollar deniyor. Bu yollardan bazıları da bir ihracat-ithalat danışmanlık firmasından yararlanmak. Ancak her firma aynı hizmeti sunmuyor.
İhracat Yönetimi Firmaları (Export Management Company -EMC):
Bir ihracat yönetimi firması, ürünlerini denizaşırı ülkelere satmak isteyen ama nasıl yapılacağını bilmeyen (ya da bunu öğrenmeye gerek duymayan) yerel firmalar için bu işin tüm sorumluluğunu üstlenir: bayilerin, distribütörlerin, temsilcilerin işe alınması, reklamcılık, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri, ürün seçme, ambalajlama, nakliye gibi süreçlerin denetlenmesi, fiyat belirleme, finansal düzenlemeler ve sözleşme yapmak bu sorumluluklardan bazılarıdır.  Bazı durumlarda, bu firmalar ürün ambalajına kendi isimlerini taşıyabilirler, ürünün tek distribütörü olarak. Genellikle yerli veya yabancı pazarda ürün bazında uzmanlaşırlar ve ürünün dağıtıcısı olarak ürüne kendi isimlerini vermedikleri sürece de komisyon, maaş ya da satış artı komisyon gibi farklı yollarla ödeme kabul ederler.
İhracat Firmaları (Export Trading Company – ETC):
Bir ihracat yönetimi firması elindeki satışı yapılacak malı halihazrıda elinde bulundururken ve bütün enerjisini bu malı satacak müşteriyi bulmaya harcarken, ihracat firmaları ticaretin arka sokaklarından saldırıya geçerler. Yabancı pazardaki müşterinin ne istediğini, neye para harcadığını tanımlayıp bu ihtiyacı karşılayacak ve dışarıya yatırım yapabilecek güçteki yerel firmaları aramaya geçerler. Bu firmalar da bazen ürünün isim hakkını satın alıp distirbütör gibi çalışırken, bazen de sadece komisyon bazında iş yaparlar.
İthalat/ İhracat Uzmanı:
Burada bahsettiğimiz uzman, büyük firmaların bünyesinde, ofisi başında yurtdışındaki alıcılara elektronik posta gönderen, arada sırada yurtdışı fuarlarında boy gösteren ve yurtdışındaki distribütörlerden gelen sipariş listesini yönetimin onayına sunarak ve elbette bunun gibi daha pek çok şeyi risk almadan yaparak uluslarası ticarete dahil olan uzmanlardan değil. Burada bahsedilen uluslararası girişimci, bir çeşit serbest aracıdır. Belli bir müşteri tabanına sahip değildir veya herhangi bir endüstri veya ürün grubunda uzman değildir. Bunun yerine, malları doğrudan yerli veya yabancı bir üreticiden satın alıp kendisi adına paketleyerek, nakliye etmekte ve satmaktadır. Elbette, ihracat yönetimi firmalarına göre daha çok risk almaktadır (tabi daha çok kar yaptığı da doğrudur).
Danışmanlık Firmaları:

Son dönemlerde de satışa karışmayan ancak sizler için yurtdışındaki pazarı ve müşteri potansiyelini araştıran, ülkelere göre farklı satış teknikleri ve stratejileri için tavsiyelerde bulunan ve danışmanlık sunduğu alana göre farklı ödemeler talep eden firmalardır. Bu firmalar işin teorik tarafıyla ilgileniyor gibi görünseler de oldukça pratik hizmetler de sunabilirler. Örneğin bazı danışmanlık firmaları kataloglarınızı sizin için önemli kontaktlara gönderebilir, yurtdışında katılamayacağınız fuarlarda sizi temsil edebilirler. 

***Bu yazı entrepreneur.com'da yayınlanan 'How to Start an Import/Export Business' isimli makaleden çevrilmiş ve Türk okuyucular için uyarlanmıştır.  Yazının orjinalini  burada bulabilirsiniz. ***

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kolombiya’nın Saklı Cennetleri

Yaz ortasında bu yazıyı yazmak çok akıllıca değil biliyorum. Zaten herkes tatilini ya yaptı ya yarıladı ya da rezervasyonları hazır, gün sayıyor. Bu yazı geçtik ancak gelecek yazın planlarına başlamadan bu yazıya bir göz atın. Özellikle şöyle bir Latin Amerika turu yapalım diyenler; hazır Türk Havayolları da direkt uçuyorken, Kolombiya’yı listenize mutlaka alın. Ancak öyle Karayipler için de değil sadece, başka sebeplerle.  İnsan gürühundan uzakta Kolombiya’ya ziyarete gidecekseniz, turist cenneti Cartagena ve Santa Marta gibi Karayip kıyılarından, doğanın suyun altında sizin için renk paleti oluşturduğu kristal kanyonlara, yemyeşil bir cennetin içinde ‘hacienda’ denilen büyük köy evlerini gezmekle kalmayıp kahveye ve ev yapımı leziz yemeklere doyacağınız Eje Cafetero’ya kadar görülecek pek çok yer var. Her turist gibi, kısa süreli tatilinizi elbette gittiğiniz yerin en meşhur yerlerini görmeye harcayacaksınız. Türkiye’ye gelseniz göreceğiniz ilk yer İstanbul, ikincis...